Rüşvet almakla suçlanan adam hakimin önünde durdu. Bütün belirtiler suçu olduğunu işaret ediyordu ve böyle olucna hakime onu suçlu ilan etmekten başka yol kalmıyordu. hakim anlayışlı bir adamdı. mahkuma ğç ceza arasında seçme şansı verdi: Zanlı ya 100 tuman, elli sopa vurulmayı kabul edebilir ya da beş kilo soğan yiyebilirdi. '' Bu çok zor olmaz diye düşündü zanlı ve ilk soğandan ısırdı, Çiğ soğanların yaklaşık dörtte üçünü yedikten sonra bu tarlanın görüntüsünden bile tiksintiyle ürperdi. Gözleri dolmuş ve gözyaşları şelale olmuş yanaklarında süzülüyordu.
'' Sayın hakim'' diye seslendi ağlayarak. '' beni soğanlar yemekten bağışlayın ben sopayı yiyeyim daha iyi'' dedi. kurnazlığı ile para cezasında kurtulabileceğini sandı ama herkes tarafından cimriliği ile tanınıyordu. Mahkeme görevlisi onun üzerindeki kıyafetleri çıkarttırrak onu bir bankın üzerine çıkarttı. Sadece mahkeme görevlisini kaslarının ve esnek değneğin görüntüsü bile zanlının titremesine yetti. Onuncu sopaya gelinceye kadar, sırtına her vuruşta git gide daha fazla bağırdı ve nihayet '' Meşhur gazi, bana merhamet et; vurmayı bırak.'' diye inledi. Hakim kafasını salladı. Bu esnada kendisini sopa yemekten ve para öemekten kurtarmak isteyen zanlı, nihayet her üç cezanında tadına baktıktan sonra '' Bırak yüz tumanı ödeyeyim'' dedi. :))))))