Bir sarayım bahçesinde , siyah bir karga bir portakal ağacının dallarına tünemiş. Aşağıda düzgün çimenlik alanda bir tavus kuşu gururlu bir şekilde uygun adım yürümektedir. Karga çığlığı basar, '' bu kadar garip bir kuşun bu parka girmesine kim izin verdi?' Şunun kendini beğenmiş yürüyüşüne bak sanki sultan kendisi. Ya şu çirkin ayakları. Tüyleride ne kadar çirkin bir mavi tonunda! Ben asla böyle bir renk giymezdim. Kuyruğunuda arkasında tilki gibi sürüklüyor. '' Karga susup tavuskuşunun cevap vermesini beklemiş. Bir süre bri cevap gelemdi ama daha sonra tavuskuşu melankolik bir gülümsemeyle konuşmaya başlamış; ''iddialarının gerçeği yansttığını düşünmüyorum. Bana söylediğin tüm kötü sözler yanlış anlamadan ibaret. Başım yukarıda yürüdüğüm için kendimi beğenmiş olduğumu söyledin. Bunun sebebi omuzlarımdaki tüylerin dışarı sarkmasını engellemek ve çenemdeki iki çıkıntının boynumu çirkin göstermesini önlemektir.Gerçekte kendimi hiçde beğenmiş birisi değilim. Çirkin yanlarımın olduğunu biliyorum. Bu beni o kadar rahatsız ediyor ki başımı havada tutarak çirkin ayaklarımı görmemeye çalışıyorum. Sen sadece benim çirkin tarafıma bakıyorsun. Yakından bakarsan benim hoş ve güzel yanlarımı görebilirsin. Hiç fark etmedin mi? Senin çirkin dediğin tüylerime insanlar hayran kalıyor.''👀