Peki, aşkın bir ömrü var mı?
“Var tabii. Hem hormon ölçümleri hem de beyin görüntülemeleri ile ortaya çıktı ki mantığın devre dışı kalma süresi ilk 6 ay. Bu dönem dopamin ve adrenalin hormonları bolca salgılanıyor. Dopamine etkisi ile kişideki serotonin hormonu da düşüyor. Serotonin kişide uyku, iştah, sosyal ve cinsel ilişkileri düzenleyen hormon. Serotonin düşünce de aşık bir süre sonra sevgilisi yanında yokken huzursuz- mutsuz hissetmeye, her an onu yanında istemeye, merak etmeye, kıskanmaya başlıyor. Ama beyin, bu duruma fazla katlanamaz, ‘Mutsuzsun, öfkelisin. Bunu dengele’ der. O zaman devreye oksitosin (sadakat hormonu) ve vazopresin (partnerini tercih etme, bağ kurma, tek eşlilik ile alakalı hormon) devreye girer. Buna, bağlılık dönemi denir. Beyinde hormonların normale dönmesi, gözün açılması 12-18 aydır, aşkın ömrü de aslında o kadardır. Beyinde oksitosin ve vazopresin salgılanması ile beyin aradığı huzur, güveni bulur, yeniden mutluluk hormonu salgılar. Aşk yerini sevgi, güven ve huzura bırakır. Eğer bu hormonlar salgılanmıyorsa huzursuz, kaygılı, şüpheci bir hale geliriz. Bu da toksik ilişkiye sebep olur. Beyin aslında
bunun sinyali verir ama anlamasını bilene...”🥺😔🙂👀💁