1950’LERİN URFASI ÇOK ŞIKTI
Mutlu çocukluk maalesef uzun sürmüyor. Henüz 10 yaşındayken kanserden annesini kaybediyor. Saraç, “Yetim, annesiz olmak çok zor… Hâlâ bu duyguyu üzerimden atabilmiş değilim” diyor. Sıcak anne kucağı eksikliğine maddi yokluk da ekleniyor. Kendini sık alamadığı dondurmalara bakarken buluyor. Ancak kendi evlerinde de Urfa’nın genelinde de insanların şıklıktan hiç taviz vermediğini anlatıyor: “Babam çok şık giyinen, çok disiplinli bir adamdı. Onu kravatsız hiç görmedim. 1950’lerin Urfa’sında herkes çok şık giyinirdi. Üç evden birisinde piyano vardı. Herkesin kıyafeti belki bir taneydi ama çok temizdi. Esnafı da memuru da herkes böyleydi. Özel günler için gömlekleri, pantolonları vardı. Yokluk dediğimiz; bir tüketim çılgınlığı yoktu.”