Kişinin en büyük korkusu sevdiklerinin başına bir şey gelmesi ise bundan nasıl kurtulur?
Mutlak kaderde varsa bundan kurtulmak ya da korunmak mümkün değil. Ancak mutlak kaderimizin dışında belirli bir alanda özgür seçimler yapıyoruz. Bu seçimleri her 10 saniyede bir bilinç dışımızla yapıyoruz seçimlerimizin çok azı bilincimizle yapılan seçimlerdir. Bilinç dışımızla korkularımızı çeker ve seçeriz. En büyük korkularımızdan arınmanın en temel prensibi mümkünse ihtimalleri ortadan kaldırmaktır. Elimizde olmayan sebepler yani kaza, bela, trajedi gibi korkuları barındırıyorsak ‘Yüce Yaradan’a sığınmak ve emanet etmekten başka çaremiz yok. Koruyan tek ‘O’dur. Biz koruyamayız sadece kollayabiliriz. ‘O’nun koruması altında olduğumuzu hissetmek en güvenli alandır. Ancak bundan emin olmamıza rağmen sürekli bu düşünce aklınıza geliyorsa muhakkak bilinç dışı kayıtlara ve blokajlara bakmak gerekir, ruhsal olarak bilinç dışıyla çalışmak gerekir. Bazen de nazarın üzerine suçu atmak kolayımıza gelir. Olmadı çünkü nazar değdi, gereken çabayı göstermez çünkü nazar değdi, yorulur çalışmayı bırakır çünkü nazar değdi, başına gelen kötü hikâye her ne ise bir suçlu aramak en kolayıdır. Yetişkin olumsuz sonuçları da göğüsler ama yetişkin çocuk olanlar için bir sorumlu bulmak zorundadır bunun da en kestirme yolu nazardır... Bazen de konu gözümüzün önündendir ama görmek istemeyiz. Nazar diyerek suçu ona atar yükten kurtuluruz.