HİPOGLİSEMİ NE ZAMAN TEHLİKELİ
Hipoglisemi “kan şekerinin düşmesi” anlamına geliyor. Aslında kanımızdaki şeker seviyeleri de tıpkı kan basıncı seviyelerimiz gibi sabit bir rakamda çakılı kalmıyor. Biyolojik ihtiyaçlarımıza, açlık tokluk durumumuza, yiyeceklerle kazandığımız kalori miktarına, hareketli ya da tembel biri olup olmadığımıza göre değişebiliyor. Örneğin yemeklerden sonra 150’li rakamları geçerken 1-2 saat sonra yeniden 100’lü rakamların altına iniyor, eğer bu arada yeniden bir şeyler yiyip içmediysek son yediğimiz yemekten sonraki 5-8 saat arasında 80-90 mg/dl arasında gidip geliyor, bu rakam 70’lerin altına düşecek hele hele 50’li rakamların altına düşecek olursa biyolojimiz bunu tolere edemiyor ve HİPOGLİSEMİ olarak tanımlanan süreç ve işaretler devreye giriyor. Hipoglisemiden en çok etkilenen organımız ise beynimiz. Nedeni beyin dokusunun ağırlığına oranla çok fazla şeker tüketmesin. Kazandığımız günlük şeker miktarının neredeyse 4’te 1’ini, vücut ağırlığımızın yüzde 2-3 kadarını oluşturan beynimiz kullanıyor. Ayrıca beynin tek enerji kaynağının şeker olması da onu hipoglisemiye hassas hale getiren bir faktör. Diğer taraftan her insan farklıdır, biriciktir, metabolizması değişiktir. Kimi insan şekeri daha 80’lerin altına iner inmez şiddetli tepkiler verir, kimi de kan şekeri 60’lı hatta 50’li rakamları gördüğünde bile “bana mısın” diyemeyebilir, tepki vermeyebilir. Ayrıca şekerin “düşme sürati” de çok önemlidir. Düşme ne kadar hızlıysa belirtiler o kadar şiddetlidir. Ama bilelim ki 50’li rakamlara kadar inen ve bu inişi çok hızlı gerçekleştiren kan şekeri düşmeleri herkes için her zaman önemlidir.