Münevver Karabulut - Cem Garipoğlu-KANLI KANEPEDEKİ POZ BİZE ‘ACABA’ DEDİRTTİ-Karabulut Ailesi’nin avukatı Dr. Rezan Epözdemir’e dönüyorum. Diyor ki: “Aslında hem deliller ışığında hem de yüksek güvenlikli bir cezaevinden ve de birbirinden farklı onlarca aktör; başsavcı, soruşturma savcısı, infaz savcıları, infaz koruma memurları, adli tıp hekimleri varken, maddi gücü ne olursa olsun, bir hükümlünün hepsini birden atlatıp, kaçmasının imkânsız olduğunu düşünüyorduk. Ta ki 2 yıl önceye kadar. Garipoğlu Ailesi’nin 3 Mart yani Münevver Karabulut’un katledildiği gün parti vermesi, sonrasında kardeş Sakine Garipoğlu’nun ünlülerle çıktığı ‘eller havaya’ gezmeleri, ailenin testere ve musluk işaretleri olan ‘imalı’ paylaşımları, dahası ve en önemlisi ailenin üzerinden onca yıl geçmesine rağmen atmaya kıyamadıkları, cinayetin işlendiği ‘kanlı’ kanepede kahkahalarla poz vermesi... Bir şeyler ispatlamaya çalışıyor, durumdan hoşnutsuz değiller de reklamını yapıyor, bu cinayete bir kutsiyet atfediyor gibiler... Dolayısıyla bizde ‘acaba’ oluştu. Bu sebeple fethi kabir işlemi, mezarının açılmasını talep ettik. Bizim taleplerimiz daha önce bu işlemlerin yapıldığı gerekçesi ile reddedildi. Baba Nida Garipoğlu da aynı zamanlarda ‘Aile olarak biz de rahatsızız’ diyerek başvuruda bulundu. Hatta biz bunun ailenin bir iletişim stratejisi olduğunu ve mezarın açılmayacağını düşünüyorduk. Bugün gelinen noktada ise başsavcılık Cem Garipoğlu’na otopsi işlemi sırasında yapılan işlemlere ait fotoğraf ve video kayıtlarının hazırlanıp gönderilmesi talebinde bulundu.”