Peki yapay zekâ ile en iyi spermin seçilerek, en iyi embriyonun oluşması doğacak çocuğun daha zeki, daha sağlıklı olacağı anlamına mı geliyor?
Hayır. En iyi spermin seçilmesi doğacak çocuğun daha zeki, sağlıklı, güçlü olacağı anlamına katiyen gelmiyor. Burada kriterimiz iyi embriyo gelişimini sağlamak ve transferini yaptığımızda da gebelik potansiyelinin yüksek olması. Bugüne kadar gebelik olmaması halinde hep yumurtanın verimliliği ya da verimsizliği üzerine konuştuk. Sperm özelinde ise bilgiye sahip değildik. Ama son yıllarda spermin özellikle de gebe kalamayan/ tekrarlayan düşük veya gebelik başarısızlıkları olan hastalar özelinde ne kadar önemli olduğunu öğrendik. Yani iyi- kötü, güzel- çirkin her şey, hep ve sadece anneden değil! Ve dahası bu teknoloji sayesinde kanıtlandı ki seçtiğimiz sperm embriyo gelişiminde daha sorunsuz işliyor ve gebelik şansı artıyor. Bu da ailelere hayallerindeki bebeğe daha çabuk kavuşma refahı sağlıyor. Laboratuvar yükü de azalıyor. Zira, seçilecek spermin belirlenmesi bazen saatlerce laboratuvar ortamında çalıştırma gerektiriyor. Bu sürenin uzunluğu sperm kalitesini de düşürebiliyor. Oysa yapay zekâ bir insanın saatler içerisinde yapabildiğini saniyeler içinde başararak tüm riskleri minimuma indiriyor. Şunu da belirteyim bu yeni teknolojilerin hastalara ekstra bir maliyeti yok! En azından bizde böyle. Çünkü doğru sperm- doğru yumurta- doğru embriyo seçimi ve bunların laboratuvarda doğru geliştirilmesi çok önemlidir. Laboratuvarlar arasındaki farkı da bu belirler.