Ülkemizde her yıl yaklaşık 1.200.000 bebeğe aşı uygulaması başlatılmış bulunuyor. Uygulanan aşılar, DSÖ tarafından onaylanan İyi Üretim Prosedürleri kurallarına uygun üretilmiş ve uluslararası referans laboratuvarlarında test edilmiş aşılar. Ayrıca, aşılar teslim alınıp kullanıma sunulmadan önce, Ulusal Referans Laboratuvarlarımız’ da da test edilerek uygunluğu kanıtlanıyor. Aşılar üretim aşamasından başlayıp, aşılanacak kişiye ulaştırılana kadar; tüm sağlık kuruluşlarında soğuk zincir kuralları ve elektronik takip sistemi içerisinde, uygun ısı aralığında korunuyor. Aşı buzdolapları ve soğuk hava depolarının ısıları elektronik ortamda anlık olarak takip ediliyor ve soğuk zincir kırılmaları engelleniyor.
Son yıllarda, dünyada toplumlar arasında ortaya çıkan bebeklik ve çocukluk çağı aşılarını reddetme ve aşı tereddüdü; dinî, politik veya coğrafi gerekçelerden bağımsız olarak, giderek artıyor. Aşılanmamış veya eksik aşılı kişiler nedeniyle; küresel dolanımın artması, göçler, savaşlar vb. sonucu, aşı ile önlenebilen bulaşıcı hastalıkların görülme riski yükseliyor. Dünya Sağlık Örgütü’ nün öngördüğü on küresel sağlık tehdidinden birisinin “aşı reddi/tereddütü” olduğu bildiriliyor. Bu kapsamda tüm dünyada çeşitli adımlar atılıyor ve önlemler alınıyor.
Ülkemizde 12.12.2019 tarih ve 2019-1 (27) sayılı Yönetim Kurulu Toplantısı Kararı ile kurulan Türkiye Aşı Enstitüsü, çalışmalarını Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı bünyesinde sürdürüyor. Türkiye Aşı Enstitüsü, ülkemiz ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla; başta bulaşıcı hastalıklar olmak üzere birçok hastalığa karşı aşı geliştirilmesine yönelik her türlü araştırma, geliştirme, endüstriyel üretim ve test çalışmaları ile ilgili strateji geliştirme, alt yapı oluşturma, destek ve koordinasyon faaliyetlerinden sorumlu.
Türkiye Aşı Enstitüsü, bu alandaki bilimsel, teknolojik ve sosyolojik gelişmelerin ışığında; öncelikli alanların belirlenmesi ve güncellenmesi, aşı teknolojisi ile ilgili projelerin oluşturulması ve mali destek sağlanması ile AR-GE faaliyetleri tamamlanan aşıların ticarileşmesi amacıyla kamu ve özel girişimlerin desteklenmesine yönelik faaliyetleri yürütmekle görevlendirilmiş durumda. İlave olarak, aşı üretiminin ülkemizde gerçekleştirilmesi ile aşı alanında bağımsızlığın sağlanması amacıyla; çok disiplinli uzmanlığa sahip araştırma ekiplerinin kurulması ve kamu ile özel sektörün ihtiyaç duyduğu uzman personelin yetiştirilmesi faaliyetlerinin koordine edilmesinden sorumlu.
Türkiye Aşı Enstitüsü, gelecekte ortaya çıkabilecek yeni salgınlara daha hızlı yanıt vermek ve hali hazırda tedavisi bulunmayan hastalıklara karşı yeni aşı stratejileri geliştirmek amacıyla, aşı Ar-Ge araştırmalarının devamlılığı esasını amaçlıyor. Bu bağlamda, COVID-19 pandemisi sebebiyle ülkemizde toplum sağlığının korunması amacıyla; yerli kaynaklarla aşı geliştirilmesi, üretilmesi ve sürecin koordine edilmesi Türkiye Aşı Enstitüsü’ nün öncelikli hedeflerinden biri haline gelmiş bulunuyor. COVID-19 pandemisi ile aşı geliştirilmesine yönelik yapılan Ar-Ge ve pre-klinik çalışmalar kadar, geliştirilen aşı adaylarının endüstriyel ölçekte üretimi de önemli olup, bu amaç doğrultusunda, Türkiye Aşı Enstitüsü yerli COVID-19 aşılarının klinik çalışmalarının yürütülmesinde, klinik çalışmalar için gerekli dozların üretilmesinde, kullanım onayı aldıktan sonra seri üretimlerinin sağlanmasında aktif rol alıyor.
Yakın geçmişte içinden geçtiğimiz zorlu süreç, “Aşılara Umut Bağlama” nın ne kadar önemli olduğunu bir kere daha ortaya koymuş bulunuyor. Ne de olsa, eninde sonunda, Covid-19 pandemisinin de üstesinden aşılar sayesinde geldik….