DEVRİAMBER’İN HİKÂYESİ
Hayatta ördüğümüz duvarların ardından dışarıdan görülen yüzlerimiz, işlerimiz, unvanlarımız, koşturmalarımız var. Bir de içimizdeki acılarımız, hayallerimiz, kırıklıklarımız, içten atılan kahkahalarımız, korkularımız, gözyaşlarımızın olduğu gerçek benler var. Devriamber gerçekte bir gazetecinin içini dağlayan hikâyesinin sergisi.
Bakmayın bizim ‘çok bilmiş yorumlarımıza, makyajlı ve havalı görüntülerimize, ekrandaki havalarımıza’... Bu işe muhabirlikten başlayanlar hep başkalarının hayatlarını yaşayanlardır; kendi hayatını unutanlar, çocuğu ateşlendiğinde yanında olamayanlar, annesi çağırınca gidemeyenler, babasının sözlerinden çok siyasetçilerin sözlerini hatırlayanlar. Fedakârlık isteyen bu meslek çok da nankördür; herkesin yeri bir dakikada doldurulur, bugün sevilir, yarın dövülürsünüz... Kısacası ruhunuzu öyle ya da böyle hasta eder, ama bunu da bir türlü bırakamazsınız.