Bursa 15. asırdan beri beynelmilel bir ticaret merkezidir. Sicillere baktığınız zaman Rus sözü o devirde Ukraynalı demektir, çünkü öbürü Moskov diye geçer, Lelhi (Polonya), Nemçeli (Cenevizli, Venedikli) tüccarlardan bahsedilir. Şehrin nüfusu her dinden insanı barındırır. Hatta İstanbul’un fethinden sonra Ermeni Metropoliti Hovakin Fatih tarafından İstanbul’a celbedildi ve Ermeni milletinin millet başı (etnah ve patrik) olarak tayin edildi. 19. yüzyılda önemli valiler gördü. Başka Ahmed Refik Paşa, sonra Mehmed Ziyaeddin Bey gibileri...
Osmanlı hayatının içinde kültür ve siyasi bakımdan bu kadar önemli bir vilayetin bugün dahi aynı öneme sahip olmasına rağmen merkezi hükümetin planlaması işi sanayi ve tarım çevreleri açısından hâlâ ciddiye alınmaması bir faciadır. Yakın gelecekte büyük sıkıntılar çekeceğimiz açıktır. Ulaşım ve trafiği hâli ortadadır. Acil tedbirlerle önlenmesi gerekir. Bursa’nın gerçek anlamda kurtuluşu İstanbul’un kurtuluşundan celbedecektir.