‘HAYDARPAŞA GARI VE MİS GİBİ BİR BOĞAZ’.- Genç bir öğrenci olarak ayak bastığı İstanbul’daki ilk izlenimi şöyle: “Biz, ‘Anadolu’dan trenle gelen çocuklar’ın İstanbul’da ilk gördüğü yer Haydarpaşa Garı ve oranın önünde açılan mis gibi bir Boğaz ve Boğaz’ın en güzel sembolü vapurlardır. O dönemde Şehir Hatları’nda çalışmak veya ‘bu vapurları ben yapsam’ diye bir düşünce yoktu tabii… Okulda ticari gemi ağırlıklı çalışmalar yapıyorduk. Hem gemi mühendisliğinin çok disiplinliğini hem de İTÜ’nün verdiği eğitim ve araştırma kültürünü çok sevdim.” Mezuniyetten sonra bir süre özel sektörde çalışıp meslektaşı eşiyle kendi şirketlerini kuruyorlar.😍