Bizim mahallede herkes onu tanırdı. Herkesin sevgilisi, mahalle arası maçların kralı, koca yürekli adam Selim Abi. Yaşı kırkı devirmiş ama hala çocukluğundan bir şey kaybetmemiş. Sabahları erken kalkar, penceresinden kuşları izler, çocukların oyunlarına katılırdı.
Bazen düşünürdüm, acaba Selim Abi hiç mi büyümedi? Caddede paten kayan çocukların arasında onu görmek mümkündü. Mahallenin çocukları onun peşinden ayrılmazdı, çünkü Selim Abi hep eğlenceliydi, her zaman bir oyunu vardı. Sapan yapmayı, uçurtma uçurmayı ondan öğrenmişti herkes. Bir keresinde, bizim arka bahçede bir ağaç ev yapmıştı çocuklarla. O ev, mahallenin gururuydu.
Selim Abi, sadece çocukların değil, büyüklerin de gönlünde taht kurmuştu. Mahallede bir sorun olsa hemen koşar, elini taşın altına koyardı. Bayramlarda, şenliklerde en ön safta o olurdu. Herkese neşe saçardı.
Bir gün, ben de ona sordum, "Selim Abi, sen hiç mi büyümedin?" Gülümsedi, gözleri parladı, "Kalbin çocuk kaldıkça, yaşın kaç olursa olsun fark etmez. Hayatın tadı böyle çıkar" dedi. O an anladım ki, Selim Abi gibi insanlar her zaman özel kalır. Hayatın ağırlığını çocukluklarının hafifliğiyle dengeleyebilen, kalpleri hep genç kalan o güzel insanlar...
Bize çocukluğu unutturmayan, mahalleye neşe getiren Selim Abi, çocukluğunu kaybetmemiş bir yetişkinin en güzel örneğiydi. 👨🌾