- Masallarda olduğu gibi bizim de hayatımızda her zaman bir kurtarıcı, kahraman olsa da kurtulsam diyorum. İzlediğim Hollywood filmlerinde de öyle. Benim için de bir kahraman bir kurtarıcı var mı? Beyaz atlı prens falan olsa şu aralar hayatım nasıl da değişir? Yoksa kurbağayı öpmek zorunda mıyım?
Öyle güzel bir soru ki… Mitler ve masallar arketipler üzerine kurulmuştur. Carl Gustav Jung kuramına göre bu arketipler kollektif bilinçte hep vardı ve var olacak. Aslında bilinç dışında bu arke tipleri o kadar iyi biliyorsun ki masalları ve mitleri okudukça içselleştirebiliyorsun. Hollywood filmlerinde de hep bu arketipler kullanılıyor. Kurban arketipi, kahraman arketipi, zorba arketipi ve sonrasında doğaüstü yardımlar, rehberler geliyor… Balinanın karnından hayatın dilinden zor deneyimlerden ve süreçlerden çıkış kahramanın sonsuz yolculuğu… Bu hep var oldu ve var olacak. Beyaz atlı prensine kavuşabilmek için evet kurbağayı öpmelisin! Bilinç dışında kurbağayı öpmek gölge yanını fark etmek ve dönüştürmeyi seçmektir. Yani en çirkin, en kötü, en karanlık yönün ve yönlerin neler? Kurbağa öpmek bunları kabul edip dönüştürmek demektir. Bunları dönüştürdükten sonra hayatında büyük sıçrayış olacağından eminim. Kahraman da kurtarıcı da sensin.