Cesar’ı Adam Driver’ın, Başkan Cicero’yu Giancarlo Esposito’nun, kızı Julia’yı Nathalie Emmanuel’in, sunucu Wow Platinum’u Aubrey Plaza’nın, Clodio Pulcher’i Shia LaBeouf’un, zengin Crassus’u Jon Voight’un canlandırdığı yapımda Laurence Fishburne, Talia Shire, Dustin Hoffman gibi isimler rol alıyor. Ne var ki bu göz alıcı kadro yönetmenin tercihleri nedeniyle genel anlamda karikatürize performanslar sunmaktan öteye gidemiyor.
‘Hamlet’ten alıntılar, Cesar isminin hatırlattıkları, Brutus’vari hamleler, yönetmen Fritz Lang’in klasik filmi ‘Metropolis’e saygı duruşu, bir uygarlığın çöküş dönemi gerekçeleri, bireysel ihtiraslar, Hitler, Mussolini görüntüleriyle kimi çağrışımlar vesaire... Evet, eski Roma’nın bütün dertleri modern düzenlerimizde, siyasal sistemlerimizde sürekli yeniden yeşeriyor ve tecrübe kazanmamakta, tehlikeleri görmemekte direnen bir yapımız var. ‘Megalopolis’ tüm bu hatırlatma ve uyarıları görkemli bir stille yapmaya soyunuyor ama kendisi de ‘ders verme’ türü sorunlu bir meselenin üstesinden gelemiyor. Daha önce de belirttiğim gibi didaktik ve yer yer sıkıcı olmaktan kurtulamıyor. Öte yandan filmi çeken kişi kim bilir kaç kuşağa sinemayı sevdiren isim.