TOMRİS GİRİTLİOĞLU SİNEMAMIZIN TARİHSEL BELLEĞİYDİ
Sanatçı önce dert sahibi olur, sonra derdini sanatı yoluyla paylaşır. Hafta içinde aramızdan ayrılan Tomris Giritlioğlu’na bu yıl mart ayında, SİYAD (Sinema Yazarları Derneği) Onur Ödülü takdim edilmişti. Rahatsızlığına rağmen gelip ödülünü aldıktan sonra yaptığı konuşmada “Bu toprakların hikâyelerini anlatmaya çabaladım” demişti. Sevgili Giritlioğlu’nun derdi, tasası buydu. Adana’da ilkokul, sonrasında TED Ankara Koleji, Hacettepe Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı gibi istasyonlarda geçen eğitiminin ardından gittiği Londra’da sinemacı olmaya karar verdi. TRT çatısında atılan adımlar, belgeseller, uzun metrajlar, yapımcılık derken her biri gurur verici çok sayıda proje…
Giritlioğlu sinemamızın bir tür bellek tarayıcısıydı. ‘80. Adım’ (1996), ‘Salkım Hanımın Taneleri’ (1999), ‘Güz Sancısı’ (2009) gibi yönetmenliğini yaptığı filmlerde; ‘Çemberimde Gül Oya’, ‘Hatırla Sevgili’, ‘Bu Kalp Seni Unutur mu’ gibi yapımcılığını üstlendiği dizilerde her daim siyasal tarihimizin, toplumsal hayatımızın ezdiği, hor gördüğü, halının altına süpürmeye çalıştığı meseleleri perdeye taşıdı. Zamanında seyretme şansı yakaladığım ‘Hatırla Sevgili’nin her daim önemini koruyacağını düşünüyorum. Tomris Hanım, bu ülkenin kollektif belleğinin bir an önce unutmaya ve unutturmaya çalıştığı karanlık sayfaları popüler bir dizinin çerçevesinde geniş kitlelere ulaştırmayı başardı. Kuşkusuz benzer biçimde anlatılacak çok sayıda sayfa var. Umarım kendisinden sonra gelen meslektaşları ondaki cesaret ve vicdani çabayı örnek alır ve bayrağı düşürmemeye çalışırlar. Bir kez daha sinemamızın ve tüm sevenlerinin başı sağolsun.