Hafif pus vardı. Beluga’nın inişe geçtiğini söylediler. Heyecanla uçağın gelişini bekledim. Sonra sis içinden koskoca bir beyaz balina çıktı. Öyle büyüktü ki, bakışımın ufkunu dolduruverdi. Devasa uçak, ağır ağır piste yaklaştı. Uçak yaklaşmada birkaç noktada alçaldı, yükseldi. Tıpkı balinanın okyanus sularına dalıp çıkmasına benziyordu. Ama çok daha zarifti. Ürkütücü değildi. İniş takımları pistle birleştiğinde, frenleme başladı. Reverse açtı ama öyle kıyameti koparan sesler çıkarmadı. Yaklaştıkça burnundaki siyah ağız-dudak çizgisi görülen kargo alım açılma noktası iyice bir gülücüğe dönüştü. Böyle bir dev ancak bu kadar şirin-cana yakın, sempatik olabilirdi. Yanaklarından tutup sıkmak geldi içimden. Yaklaştıkça bunun imkânsız olduğu heybeti ile ortaya çıktı. Benzeri bir uçak Boeing’de de var. Dreamlifter. Yani uçak parçası taşıyan uçak. Ama o sadece iri bir uçak ve biraz büyük tren vagonunu hatırlatıyor.😱