Cumhuriyet’ten daha değerli ne olabilir?
Bu sorunun cevabı, Cumhuriyet’in kazandırdıklarında gizli. Cumhuriyet, bu ülkenin her ferdine nefes alma, söz söyleme, düşünce üretme ve özgürce yaşama hakkı sundu.
Cumhuriyet’ten daha değerli ne olabilir? Belki de onun kazandırdığı özgürlük... Farklı görüşlerin, inançların, kültürlerin yan yana, birbirini kucaklayarak yaşaması, sadece Cumhuriyet sayesinde mümkün. Bugün bir köydeki çocuk da büyük hayaller kurabiliyor, şehirdeki genç de dünyaya açılma hayalini gerçekleştirebiliyor. Cumhuriyet’in sağladığı eşitlik, her yaştan insana “Ben de varım” deme cesaretini kazandırıyor.
Bir başka değer. Kadınların toplumsal hayata, siyasete, eğitime katılımı... Cumhuriyet sayesinde kadınlar, sadece evde değil, toplumun her alanında varlık gösterdi. Bugün Türkiye’de sayısız kadın; doktor, mühendis, sanatçı, öğretmen olarak ülkesine hizmet ediyorsa, bu Cumhuriyet’in en büyük eserlerinden biri değil mi? Bu değer, bir milletin kendine olan saygısını artıran en güçlü unsurlardan.
Cumhuriyet’ten daha değerli ne olabilir? Belki onun sunduğu bağımsızlık. Bir ulusun özgürlüğü, boyunduruk altına girmeden, kimsenin hükmü altında olmadan kendi iradesini ortaya koymasıdır. Her 29 Ekim’de coşkuyla kutladığımız Cumhuriyet Bayramı, sadece bir tarih değil; bağımsızlığın, özgürlüğün ve onurun yeniden kazanıldığı gündür.
Ve belki de Cumhuriyet’in en büyük değeri, halkına cesurca “geleceği sen kur” deme gücünü vermiş olmasıdır. Geçmişten geleceğe uzanan bu bağı yaratabilen başka bir değer var mı?