Dikkat! Sensör tıbbı geliyor. Daha önce de yazdım: Sıkı durun ve kendinize çok iyi bakın çünkü isteseniz de istemeseniz de ömürler uzuyor.
Ama ne var ki hastalıklar özellikle kronik hastalıklar (şeker hastalığı, kalp damar hastalıkları, nörodejeneratif hastalıklar ve kanserler...) daha 50’li 60’lı yaşlarda bu uzayan ömrün başına bela olabiliyor. Yani ömür uzaması ile sağlıklı yaşam uzaması eşdeğer değil. Neticede de çoğu insan haklı olarak yaşlılığını dinginlik ve keyifle sürdürmek yerine kronik hastalıklarla boğuşarak geçiriyor. Size iyi bir haberim var: Sensör tıbbı ve benzeri gelişmeler bu konuda bize çok yardımcı olacak. Zira tıp adeta kabuk değiştiriyor. Nasıl mı?
TIP ÖZLERİNE GERİ DÖNÜYOR
Tıp yeniden özlerine geri dönüyor. Binlerce yıldır yaptığı gibi “hastalık teşhis ve tedavisi odaklı” tıbbın yanına yeniden “sağlığı koruma ve daha da güçlendirme odaklı” geleneksel tıp da yavaş yavaş ama yeni atılımlarla, yeni teknolojilerle monte ediliyor. Bu ikili yaklaşım bilelim ki en doğru sağlık yaklaşımıdır. Sağlıklı hayat hedefimizi oluştururken önceliği, başlangıç noktamızı, sağlam ve dürüst bir şekilde “koruyucu ve güçlendirici” sağlığa vermeli ve bu arada tabii ki hastalıkların erken teşhisi ve eksiksiz tedavisi konusunda da elimizden gelen gayreti göstermeliyiz. Ama tekrar altını çizmek isterim ki özellikle yaşlılıkla ilişkili kronik hastalıklar söz konusu olduğunda önceliği tedaviye değil, önlemeye vermeliyiz. Günümüz tıbbındaki bazı iyi değişimler bize bu olanağı sağlıyor. Söz konusu olanakların başında da “SENSÖR TIBBI” var. Sensör tıbbın tanımı bana ait bir kavram onu da bir kenara not edelim.