KİŞİYE ÖZEL BİR ‘HASSAS SAĞLIK ANLAYIŞI’ GELİYOR
Biyoteknoloji, nanoteknoloji, yapay zekâ, sağlığa ve hastalıklara analitik bir mühendis aklıyla yaklaşım ve farklı teknolojik alanlardaki gelişmeleri sağlık ve hastalık için de kullanmak günümüz tıbbının en önemli avantajlarından biri olma yolunda. Örneğin bileğimizdeki akıllı saatler bu nedenle birer “sağlık sensörleri” haline geldi. O saatler sayesinde kalbimizin nasıl çalıştığını takip edip ölümcül bir ritim bozukluğunu (atrial fibrilasyon) anında görebiliyor, hatta doktorumuzla da paylaşabiliyoruz. Bedenimizin oksijen içeriğini, nabız hızımızı, kan basıncımızı istediğimiz an ölçüp kaydedebiliyor, sağlığımızı izleyen doktorumuzla da paylaşabiliyoruz. Gece kaç saat uyuduğumuzu, derin uyku süremizi, uyku bölünmelerimizi, horlamamızı, uyku apnesi ataklarımızı da yine o akıllı saatler sayesinde izlememiz mümkün. Akıllı saatler ateşimizi ölçebiliyor. Günlük kan basıncı değişikliklerimizi de bizi izleyen sağlık sistemleriyle o saatler sayesinde paylaşabiliyoruz. Dahası var...