Yeşilçam’ın mutsuz sonları. Çirkin Ziya’nın (Ziya Çirkin) Beyoğlu’nda sokakta müzik çalarak hayata tutunmaya çalışması...
Sındırgılı Nuri’nin (Nuri Balaban) ayakkabı boyacılığı yapması...
Yadigar Ejder’in (Adnan Ayberk) ölmeden önce Taksim Parkı’nda sabahlamaları...
Bayan Bacak’ın (Serpil Örümcer) kirasını bile ödeyememesi...
En son Necdet Kökeş’in sokağa düşmesi... 6 gündür kafede sabahladığı için fenalık geçirip hastanelik olması...
Örnekler öyle çok ki. Hepsi onlarca filmde oynamış sinema emektarları. Sefalet içinde hayatta kalmaya çalışıyorlar ya da çoktan yorgun düşüp gittiler.
Şimdikiler gibi bölüm başına bavulla para almamışlar. Belli ki kazandıklarıyla ancak günü geçirebilmişler, ne bir birikim yapabilmişler ne de bir ev alabilmişler.
Hepimizin bayıldığı Yeşilçam’ın karanlık yüzü bu.
Kendi öz evlatlarını çarkların arasında ezip bir kenara attı. “Mutlu sonlarını” onlardan esirgedi.
Bari biz esirgemesek. Keşke bir fon falan oluşturabilse, muhtaç durumdakilere yardım edilebilse.