SUSUN AYLA KEMAN ÇALIYOR
Vaktiyle Ayazpaşa’da Sarayarkası Sokağı’nda otururken, keman sesinin geldiği apartmanın önünde durur ve kendi kendime şunu mırıldanırdım: “Ayla Erduran keman çalıyor.”
Birden yolun trafiğini kesip, susunuz, Ayla’nın kemanını dinleyiniz, demek isterdim. O sokağın öyküsünü daha önce uzun uzun yazdım.
Bir zamanlar komşumdu, dostluğu içtendi, müzik konusundaki coşkulu konuşmaları, her müzikseveri etkileyecek ruha sahipti.
Ayla Erduran’ı dinlerken virtüöz olmanın özelliklerini müzisyen kişiliğinde topladığını fark ederdiniz. Konuşmalarda da sahnede de öyle.
Orhan Veli Kanık, şairin kıymetini şairin bildiğini yazmıştı, bunda doğruluk payının büyüklüğüne her zaman inanmışımdır.
Fazıl Say’ın Erduran için söyledikleri şairin sözünü onaylıyor: David Oistrakh, onu alevler saçan yetenek ilan etmişti. Eğer katı yürekli değilseniz, Ayla Erduran’ı dinlerken ağlayabilirsiniz.
Sanatçıların acılarını gene sanat giderir.😶