Dünyanın bir yeri tutuştuğunda bizim de elimiz yanar.
Nasıl mı?
Ruhumuza çarparlar ve canımızı yakarlar da ondan.
Gazze’deki çocukları kimse yazmasa, tek bir fotoğraf görmesek bile, gözyaşları ve isyanlarla kucağımızda taşımıyor muyuz yıllardır?
Felaketler, yangınlar yakmıyor mu bizi?
Çığlıkları gelmiyor mu kulağımıza kadınların, çocukların, gencecik bedenlerin?
Haksızlığa uğrayanların o hakkı boğazımıza takılmıyor mu?
Her canlının can yakan sesi kulağımızda çığlık değil mi?
O zaman ne mi yapalım?
Bütün bunlar bize çarparken, o tek ayağın üzerinde dengemizi kaybedip düşmemek için kalbimizi temiz, vicdanımızı temiz, aklımızı tertemiz tutalım.
Bu çağda zor, her yer kor ama yapabiliriz.🤨