Nazar Büyüm anlatıyor:
İstanbul’dan baksan tepesi görünür
Ağırbaşlı, alçakgönüllü bu ihtişam kimde var hey
Erciyes’te bir kar erir
Su uyanır yol boyunca Develi’de, İncesu’da
Kavak olur, söğüt olur, badem olur;
Cevizler yok mu o cevizler
- Şeftali bulunmaz pek, o Bursa’da -
Ama bağların çocuğu üzümler
Üzeri buz tutmuş, bir dane at ağzına, pörtler.
Sırtını serersin toprağa baharın
Bir buğu yükselir topraktan
Bir koku sarar ortalığı be
Mayısın bulutlarına bakarsın heeyt
Mayısın bulutları başkadır, beyaz,
Böyle şey olmaz
Düşündeki yar sanki göğsünde
Dört mevsim cümbüşüdür renklerin
Yaz akşamları bozkırda gökyüzü
Kırmızı değil, mor değil, bilinmez
Atarsın kendini Keyş’in havuzuna taş oyuğunda
- Su öyle soğuk ki insan hiç ölmez -
Balık olursun birden soluğun hiç bitmez
Hiç bitmez, şaşarsın, yüz babam yüz
El ele bağbozumu sonbaharı çağırır
Bir şenliktir düşünmezsin Ermeni midir, Türk mü
İnsansındır, çünkü gerçek insan
Kışın kiler dolu yaz verimiyle
Şarap iç oğlum okula giderken çay niyetine
Kışın Erciyes etek ucuna kadar beyaz
Yaşam biraz güç
Ama sıcacık, ama mutlu, ama bembeyaz.