Nasıl yaşlanalım? Yaşlılık üçgeniniz hazır mı?
Yaşlılığın biyolojik ve psikolojik gerilemelerini tamamen telafi edemesek bile oluşturabileceği olumsuz kimi etkileri önceden yapacağımız plan ve hazırlıklarla savuşturmamız mümkündür. Tıptaki yeni gelişmelere, teknolojik ilerlemelere ayak uydurarak, olumlu yaşam biçimi değişimleri, fiziksel ve ruhsal hazırlıklar yaparak yaşlılığın olumsuz pek çok etkisini hafifletmemiz hatta durdurup önlememiz, daha da ileri gidelim; mevcut bazı yaşlılık sorunlarını tamamen ortadan kaldırmamız mümkündür. Peki, bu nasıl olacak?
Muazzam bir yaşlılık devriminin başlangıcındayız. Bunun birinci nedeni “KÜRESEL YAŞLANMA”dır. Küresel yaş ortalamasının 70’li yılları devirip 80’li yaşlara yelken açması hepimizin hayatın bu güzel dönemi ile ilgili düşüncelerinde derin değişikliklere yol açmıştır. Daha önce de yazdım “YAŞLILARI YÜK YERİNE KAYNAK OLARAK GÖRMEK VE YAŞLANMAYI BİR GERİLEME, DİBE VURMA DEĞİL BİR ZİRVE OLARAK DÜŞÜNMEK” yeni bin yılın en büyük sağlık ve sosyal devrimlerinden biridir. Bu yaklaşıma hepimiz daha yürekten, inançlı ve samimi bakabilirsek “YAŞLILIĞIN ERDEMLERİ”ni yaşadığımız toplumlarla paylaşarak muazzam sosyal ve ekonomik gelişme ve iyileşmelere yeni imzalar bile atabiliriz. Zira yaşlılık Dr. Daniel J. Levitin’in de ısrarla altını çizdiği gibi daha güçlü ve daha çok “feraset, zarafet, hoşgörü, tahammül, bağışlayıcılık ve kabullenme” gibi önemli insani vasıflarla iç içedir. İyi planlanmış bir yaşlılık “sabırsızlık, zahmetsizlik ve empati eksikliği ile parçalanmış mevcut dünyamıza” o çok ihtiyaç duyduğumuz barışı ve şefkati geriye getirebilecek en önemli güç ve ilaç olabilir.