Akdeniz dünyasının en ilginç olaylarından biri, antik kentlerden biri olan ve İtalya’nın yerli halkı olan Samnitler tarafından genişletilen Pompei’dir. Etrüskler ve Yunan Dorları da burada yaşamıştır. 79 yılında, Roma İmparatorluğu’nun en parlak döneminde ve yaklaşık 20 bin kişilik nüfusuyla Pompei, İtalya’nın ünlü şehirlerinden biriydi. Ancak bu sırada Vezüv Yanardağı’nın patlaması şehri büyük ölçüde etkiledi. Daha önce bahsettiğimiz Plinius’ların yanı sıra, bu bölge, en çok araştırılan arkeolojik merkezlerden biri olmuştur. 18. yüzyıldan beri burada kazılar devam etmekte olup, klasik arkeolojinin doğup geliştiği yerlerden biri başında gelir.
LAV PÜSKÜRMESİ HER YERDEN GÖRÜLDÜ
Burada bulunan “anorganik” tasnifteki buluntuların yanı sıra, karbonlaşmış ve taşlaşmış organik buluntular da oldukça fazladır. Lavların altında kalmış cesetler üstlerindeki kıyafet ve ziynetleriyle, bitkiler ve hayvanlar, dönemin sivil mimarisinin en iyi korunmuş örnekleriyle birlikte günümüze ulaşmıştır.
Bu şehirdeki lav püskürmesi, çevredeki diğer bölgelerde de görüldü. Pompei, edebiyatı süsleyen anlatımlarıyla günümüze en çok tasviriyle ulaşan antik yerleşimlerden biridir. Aslında antik dünyada, Roma İmparatorluğu’nda Roma’nın dışında Efes, Antiokheia, İskenderiye ve hatta Anadolu’da Pamfilya kıyıları ile Galatya gibi önemli şehirler olmasına rağmen, Pompei kadar ün kazananı yoktur.