OLAĞANÜSTÜ PERFORMANS
Yazar, bu meseleyi çağdaş insanın savaşlar ve çevre kirliliği karşısındaki çıkmazına paralel şekilde ele almak istiyor gibi görünüyor. Ancak benim üzerinde durmak istediğim esas konu, oyunun oyunculuk açısından sunduğu olağanüstü performans.
Gerçekten de birinci sınıf bir oyunculuk sergileniyor. Rus tiyatrosunda hayranlıkla izlediğim akrobatik aktörlük tekniği, bu oyunda kadın-erkek fark etmeksizin her oyuncu tarafından başarıyla uygulanmış. Oyuncular, modern balecileri kıskandıracak düzeyde bir beden eğitimi ve sahne hakimiyeti sergiliyorlar.
Başrolde Medea olarak Sükûn Işıtan’ın performansı dikkat çekiciydi. Ayrıca Umut Yılmaz, Furkan Şahin, Melis Özpaça, Aleyna Güreli, Berfin Batır, Nazlı İnan, Elif Demir, Sevtap Aktekin, Serenay Sorgeç ve Kürşat Kurnaz da olağanüstü bir sahne disipliniyle sanki sahnede çağdaş Rusya tiyatrosunun özelliği olan bir teknik bize de geçmiş gibi hareket ettiler. Hepsi, birinci sınıf bir jimnastik eğitiminden geçmiş gibi. Devlet Tiyatrosu’nda böyle bir fiziksel performansı çok nadir görmüşümdür, hatta bu düzeyde bir sahne hareketliliğini izleyen pek kimse olduğunu da sanmıyorum. 1959’dan beri Devlet Tiyatrosu seyircisiyim, fakat böyle bir oyunla çok nadir karşılaştım.
Bu başarılı çalışmada emeği geçen herkes adına büyük bir mutluluk duydum. Ayşe Emel Mesçi’yi, Sükûn Işıtan’ı ve tüm genç oyuncuları içtenlikle kutlarım.🤨