Açık denizde kayalıklar üzerine bir deniz feneri inşa etmek için bazı planlar hazırladı.
Ancak yetkilileri ikna etmekte güçlük çekti: Gelgit sırasında kayalıkların suyla kaplanması bir yana, daha önce açık denizlerde hiç deniz feneri inşa edilmemişti.
Çalışmalar 1696'da başladı, ancak Winstanley Fransız korsanlar tarafından kaçırıldı.
Serbest bırakılır bırakılmaz işe geri döndü ve 1698'de 27 metrelik kulede 60 mum yaktı.
Kuvvetli rüzgârlarda fenerin gıcırdadığını ve dalgalar çok büyük olduğunda da görülemediğini anlayınca yapıyı yeniden tasarladı. Duvarları güçlendirdi ve yüksekliğini 40 metreye çıkardı.
Tarihin açık denizlerdeki ilk deniz feneri olan icadının güvenliğinden memnun olan Winstanley, "tüm zamanların en büyük fırtınası" olarak tanımlanan bir doğa olayı sırasında orada bir gece geçireceğini açıkladı.
1703 yılında bu bölgede kaydedilen en şiddetli fırtına meydana gelmiş, saatte 190 kilometreye ulaşan rüzgarlar denizde ve karada yaklaşık 15 bin kişinin ölümüne neden olmuştu.
Winstanley ise deniz fenerinin testi geçip geçmediğini görmeyi iple çekiyordu. 27 Kasım günü rüzgârlar bunu yapmasına yetecek kadar dindi.
Feneri ayakta görünce büyülenen Winstanley, arkadaşlarına geceyi orada geçireceğini söyledi ve sabah kendisini almaya gelmelerini istedi. Ancak arkadaşları onu bir daha hiç görmediler.
Kayıtlara göre o gece rüzgar deniz fenerinin ve mucidinin tüm izlerini silip süpürdü.
Ama Winstanley'in çalışmaları boşa gitmedi.
Deniz fenerinin çalışır olduğu beş yıl boyunca bölgede hiçbir gemi enkazı olmadı. Bunun böylesine tehlikeli bir yerde olağanüstü bir başarı olduğu söylendi.
Bu nedenle bugün Eddystone kayalıklarında hala bir deniz feneri bulunuyor.🤫