KUŞAKLAR ARASI BAĞ KOPTU
Çocuklara arkadaşlık, yardımlaşma, şefkat ve merhamet duygusu kazandırmak gerekiyor. Bunlar geçmişte çocuklar sokakta oynayarak büyüdükleri zamanlarda önemli ölçüde hayatın içinde gelişiyordu. Şimdi çocuklar artık sokakta değiller, dolayısıyla bu sosyal becerileri geliştiremiyorlar.
Ailelerin fazlasıyla başarı odaklı olması da çocuklarda ve gençlerde başarı için her yolun geçerli olduğuna dair anlayışı körüklüyor. Kuşaklar arasındaki bağ geçen yüzyılın, yani 20’nci yüzyılın başında kopmaya başladı. Endüstrileşme ile bu yaşandı. Daha evvel kırsal hayatın egemen olduğu bir ortamda anne baba toprakta çalışmaya gider, büyükler de torunlarına bakar ve onlara hikâyeler anlatırdı. O zamanlar kuşak farkı diye bir olgu yoktu. Bu olgu batıda geçen yüzyılın başında ortaya çıktı, bizde 1960’lardan sonra kentleşmeyle birlikte görülmeye başladı. Böylece çocuklar büyük annelerinin, büyük babalarının hayatlarından habersiz, tarihi tarih kitaplarından okur halde büyüdüler. Kendi geçmişlerinden kopmaları sonucunda da her kuşak tarihin kendisi ile başladığına inanmaya başladı. Bugünün eğitim düzeni içinde bütün anne babalar çocuklarının mutlu ve başarılı olmasını istiyor. Zannediyorlar ki çocuklar para kazanırsa, pozisyon sahibi olursa başarılı olacak ve dolayasıyla da mutlu olacak. Oysa ulaşılması hedeflenen haz, kişiyi gerçekten mutlu etmeye yetmez.”😑