ESKİ KÜLTÜR HÂLÂ YAŞIYOR
Azerbaycan Yazarlar Birliği Başkanı Anar Rızayev (ANAR diye söz edilir) ve Elçin Efendiyev’in haftalık buluşmalarına, daha doğrusu iki ebedi dostun birlikte yemek davetlerine katıldım. Bu iki yakın arkadaştan biri, bir zamanlar Sovyetler Birliği Yüksek Sovyet Prezidyumu’nda üye, diğeri ise Azerbaycan başbakan yardımcılığı yapmıştı. Ancak yöneticilik geçmişleri bununla sınırlı değil. Fakat siyasi geçmişlerini anıp geçen sonbaharları bir bir hatırlamak yerine; edebiyatı ve dünya edebiyatını tartışıp değerlendirmeye devam ediyorlar. İki gün boyunca bu minval üzere ruhum aydınlandı. Sıkıntılarımdan kurtuldum. Azerbaycan’ın bize göre en hürmet görecek iki alanı budur; edebiyat ve müzik. Her yaştan insan iki dilde okumaya devam ediyor ve Türkiye yakından izleniyor.
Anar Rızayev ve Elçin Efendiyev’le iki saat boyunca, uzun zamandır unuttuğum bir atmosferi soluma fırsatı buldum. Azerbaycan Milli İlimler Akademisi’ndeki konferansta başka tebliğler de sunuldu, oldukça kalabalıktı. Eski bir kültür hâlâ yaşamaya devam ediyor.
Azerbaycan, 1989 sonrası yabancı diller konusunda önemli değişiklikler yaptı. Bağımsızlığın hemen ardından, uluslararası aile yapısına ve diplomasiye açılım sebebiyle İngilizce önem kazandı; hatta Çince öğrenenler bile vardı. Tüm bu değişime rağmen, halkın bir kısmı Rusça öğrenmeye ve bu dilde okumaya devam ediyor.
İSTANBUL TÜRKÇESİ YAYGIN
Görünüşe göre, Türk dünyasında üçüncü dünya ülkelerindeki gibi tek bir dile, özellikle de Paris ve Londra ekseninde şekillenen kültürel bir yönlendirme ve bağımlı bir mekanizma yok. Bunun yerine, daha renkli ve çeşitlilik içeren bir kültürü yaşatmayı başarıyorlar.
Bir nokta daha dikkatimi çekti: İstanbul Türkçesi oldukça yaygın. Hatta İstanbul’da kaybolmaya yüz tutan Türkçenin, geçmiş gezilerimde de gözlemlediğim gibi, devam ettirildiğini söylemek mümkün. Gençlerin konuştuğu Türkçe tamamen bu yönde; ancak yerel dil de yaşamaya devam ediyor.
Şehirde bir turizm hareketliliği de hissediliyor. Kongre turizmi bunun önemli bir parçası. Nitekim, Asya Parlamentoları Kulübü’nün toplantısı da bu kapsamdaydı. Türkiye’den gelen parlamento grubuyla karşılaşma fırsatımız oldu.
Şüphesiz, değişen hayat eskiyi büyük ölçüde silmiş durumda. Yeni bir dönem geliyor. Hayat, geçmişte mi daha kolay ve keyifliydi, yoksa şimdi mi? Buna karar vermek güç. Ancak yenilikler hızla devam ediyor ve yakın bir gelecekte bu değişimin sonuçları daha da belirgin hale gelecek.☺️