Zekâ geriliği değil öğrenme farklılığı.
- Disleksiye sahip çocuklar, öğrenme güçlükleri nedeniyle özgüven kaybı yaşayabilirler. Okulda yaşadıkları zorluklar, yaşıtlarıyla sosyal ilişkilerinde de sıkıntılar yaratabilir. Başarısızlık hissi, depresyon, anksiyete ve düşük benlik saygısına yol açabilir. Ayrıca, akranlarıyla aralarındaki farklar, dışlanma ve etiketlenme gibi psikolojik etkiler yaratabilir.
Doğru eğitim önemli
Disleksinin zekâ geriliği olduğu, sadece erkeklerde görüldüğü gibi pek çok yanlış inanış var. Doğru bilinen yanlışlarla ilgili Yavuz şunları kaydetti: “Disleksi tedavi edilemez, ancak doğru eğitim ve destekle çocukların okuma, yazma ve öğrenme becerileri geliştirilebilir. Erken teşhis ve müdahale çok önemlidir. Disleksiye sahip çocuklar tembel değildir. Aksine, çok daha fazla çaba harcarlar, ancak zorlukları aşmak daha uzun sürebilir. Bu da onların daha çok yorulmalarına neden olabilir. Disleksi her 2 cinsiyette de görülebilir.”
Öğrencilerin yarısı sosyal medya bağımlısı
İlke Vakfı Eğitim Politikaları Araştırma Merkezi (EPAM), “Dijital Bağımlılık ve Eğitim: Sorunlar, Eğilimler ve Politika Önerileri” başlıklı rapor yayımladı. Prof. Dr. Yavuz Samur ve Zeynep Yalçıntaş tarafından yazılan, Doç. Dr. Ayhan Öz’ün editörlüğünü üstlendiği rapordan öne çıkanlar şöyle:
- Lise öğrencilerinin yüzde 50’si sosyal medya bağımlılığı riski taşıyor.
- Ortaokul öğrencilerinin yüzde 35’i sosyal medya bağımlılığı açısından risk grubunda.
- Her 4 öğrenciden 1’i dijital oyun bağımlılığı tehlikesiyle karşı karşıya.
- Uzun süre ekran başında kalmak, dikkat eksikliği, uyku bozuklukları ve yalnızlık hissini artırıyor.
- Teknoloji kullanımının yaygınlaşmasıyla dijital bağımlılık, çocukların bilişsel gelişimlerini, akademik başarılarını ve sosyal ilişkilerini olumsuz yönde etkileyen bir risk faktörü haline geldi.