Değişen alışkanlıklara en iyi cevap veren şehir.
İZMİR ve çevresi, pandemiden sonra değişen hayat pratiklerine en iyi uyum sağlayan coğrafyalardan biri haline geldi. Uzaktan çalışma, doğaya dönüş, sahil kentlerine kaçış gibi eğilimler artık kalıcı bir trend. Bu yeni dünyada, İzmir’in yükselişi kaçınılmazdı. Ege Yapı gibi büyük yatırımcılar da bunu gördü.
Uluslararası emlak devleri, artık sadece İstanbul’u değil, İzmir’i de soruyor. Küresel gayrimenkul piyasasında yükselen şehirler arasında yer alması, bu şehrin geleceğini bambaşka bir noktaya taşıyacak.
Ege Yapı Yönetim Kurulu Başkanı İnanç Kabadayı ile sohbet ederken özellikle bu konuya dikkat çekti.
Dünyanın önde gelen emlak danışmanlığı şirketi Knight Frank’ın Küresel Konut Şehirler Endeksi’ne göre, emlak fiyatlarında dünyanın en yüksek artış gösteren ilk üç şehrinden biri olarak dikkat çeken İzmir’i de örnek gösterdi.
İstanbul’un yıllardır sahip olduğu cazibenin yeni bir durağı gibi İzmir... Sadece İstanbul’un yorgun ruhuna bir alternatif değil, aynı zamanda doğayla iç içe bir hayatın, modern yaşam standartlarıyla harmanlandığı bir şehir olarak da dikkat çekiyor.
İnanç Kabadayı; Türkiye’nin sanayi şehirlerinden gelen taleplerin yanı sıra, Avrupalı yatırımcıların da artık Bodrum’dan sonra İzmir’e yönelmeye başladığını söylüyor. Hatta son dönemde yabancı yatırımcıların Türkiye’deki gayrimenkul yatırımlarının oranı düşmüş olsa da İzmir’e olan ilginin arttığını vurguluyor.
Artık insanlar daha fazla açık alan, daha fazla nefes almak istiyor. Üstelik bunu yaparken büyük şehir konforundan da ödün vermek istemiyorlar. Bu yüzden İzmir, doğası ve gelişmiş altyapısıyla cazip bir alternatif haline geldi. Üstelik artık yatırım açısından da İstanbul ile yarışır hale geliyor.
Ege Yapı’nın önümüzdeki dönemde İzmir’de 6 projeye ulaşacağını öğrendim. Yatırım miktarı ise 7 milyar TL’yi aşacak. İstanbul düzeyinde bir portföye ulaşmış olmaları, şehrin geleceğine duyulan güvenin en somut göstergesi.
İşin turizm boyutu da dikkat çekici. Kabadayı, Dikili’de uluslararası bir otel zinciriyle anlaşmak üzere olduklarını söylüyor. Özellikle Manisa ve İzmir’den Dikili’ye büyük bir talep olduğunu, Kalem Adası’nın tam bir doğa harikası olarak yatırımcıların ilgisini çektiğini belirtiyor.
Özetle, İzmir artık eski İzmir değil. Sadece tatilcilerin değil, uluslararası yatırımcıların, büyük gayrimenkul şirketlerinin ve yeni yaşam arayışında olan insanların dikkatini çeken bir metropol haline geldi. İstanbul’un kalabalığından kaçmak isteyenler ama büyük şehir dinamiklerinden de vazgeçemeyenler için yeni bir merkez doğuyor. Ve bu yeni merkez, İzmir’in ta kendisi...☺️