YAPTIĞI İŞLERE SAYGIM BÜYÜK
Bence, Feroz Ahmad’ın Türkçeye de çevrilen “Jön Türkler ve İttihatçılıktan Kemalizme Geçiş” gibi kitaplarını iyi değerlendirmek gerekir. Bunların yanında, hiç şüphesiz Andrew Mango da ilginç bir tarihçidir. İstanbul’da büyüyen Mango, Rusya kültürüne ve Akdeniz-Latin kültürüne hâkimdir. Yakın tarih konusunda, birtakım moda görüşlerden uzak kalarak araştırma yapmak kolay bir iş değildir. Klasik tarihçiliğin ayıklama ve düzenleme yöntemleri, modern tarihçilik yapmak için yeterli olmaz. Bunun için farklı bir kültürel birikim ve mukayese yeteneği gereklidir. İki dünya savaşı arasındaki atmosferin dünyada nasıl şekillendiğini kavramak büyük önem taşır. Feroz Ahmad, bu konular üzerinde titizlikle çalışan ve bazı meselelerde yerleşik duvarları aşabilen bir tarihçiydi. Bu yüzden yaptığı işlere şahsen büyük saygı duyuyorum.
Almanya’da doktora yapmış olmasına rağmen, Prof. Ömer Lütfi Barkan’ın yanında tekrar doktora yapan, doçentliğini de Türkiye’de alan Suraiya Faroqhi de köken olarak Hintlidir. Batı Avrupa-Alman kültürü ile Hint dünyasını bağdaştıran önemli bir tarihçidir. Türkçeyi rahatça kullanan akademisyenlerdendir.
Hiç şüphesiz, eski nesil içinde Türkçeye çok hâkim olan filologlar da vardı. Andreas Tietze ve Fransız Georges Dumézil bunların önde gelen isimlerindendir. Her ne kadar bu grubun içinde yer almasa da, tarihçilikte de bu tür simalara rastlamak mümkündür. Macar tarihçi ekolü ise bizde daha fazla etki yaratmıştır.