Almanya’da doktora yapmış olmasına rağmen, Prof. Ömer Lütfi Barkan’ın yanında tekrar doktora yapan, doçentliğini de Türkiye’de alan Suraiya Faroqhi de köken olarak Hintlidir. Batı Avrupa-Alman kültürü ile Hint dünyasını bağdaştıran önemli bir tarihçidir. Türkçeyi rahatça kullanan akademisyenlerdendir.
Hiç şüphesiz, eski nesil içinde Türkçeye çok hâkim olan filologlar da vardı. Andreas Tietze ve Fransız Georges Dumézil bunların önde gelen isimlerindendir. Her ne kadar bu grubun içinde yer almasa da, tarihçilikte de bu tür simalara rastlamak mümkündür. Macar tarihçi ekolü ise bizde daha fazla etki yaratmıştır.
Türkiye’de, Batı’daki modern totaliter teorileri ele alanlar ya da İslamcı bir bakış açısıyla meselelere eleştirel yaklaşanlar, hiç şüphesiz Bernard Lewis gibi Oryantalistleri pek önemsemek istemezler. Ancak, onların etkisi her zaman hissedilir. Türkiye tarihini anlamak, Batı’nın ve Doğu’nun önemli dillerini ve düşünürlerini kavramaktan geçer. Hayatın gerçekleri, yalnızca yabancı Türkologlar için değil, modern Türk tarihçileri için de aşılması gereken bir engeldir. Bu, ayrı bir eğitim ve bakış açısı gerektirir ve bunu başarabilen kişi sayısı çok azdır. İnsanlar ya duvarın öbür tarafında kalır ya da bu tarafında.😶