AŞK VE MÜZİK İYİLEŞTİRİR
- Bu film aynı zamanda karmaşık aşk ve ilişki hakkında. Sizce aşk ve müzik bizi gerçekten iyileştirebilir mi?
- Kesinlikle iyileştirebilir. Kanıt arıyorsanız son yüzyıldaki insan deneyimlerine bakın. Müziğin nasıl iyileştirici olabileceği hatta aşkın müzikle birlikte nasıl iyileştirici olabileceğini biliyoruz. Bob’un müziği ve sanatçılığı bunun harika bir örneği. Bob’un çalışmaları birçok insanın ruhuna iyi geliyor.
- Çekimlerde sizin için en duygusal an hangisiydi?
- Dürüst olmak gerekirse çekimleri bitirdiğimiz an en duygusal andı. O gün setten çıkıp eve giderken arabada verdiğim çabanın ve çalışmanın çıktısını hissediyordum. Ve ayrıca 5 yıldır yaşadığım bu rolün, bu karakterin ve bu dünyanın bir anlamda artık sona ermiş olmasının verdiği hüznü yaşıyordum. Kendimi, Bob’un müziklerini keşfetmenin sona ermeyeceğini söyleyerek avutuyordum.
Bu proje için 5 yıl gitarınızla yaşadığınızı biliyoruz. Ne zaman inandırıcı bir şekilde çalabildiğiniz düşündüğünüz noktaya geldiniz?
- Yıllarca süren pratik bana belli bir özgüven verdi. Ama bir noktada kendimi projenin yönetmeni James Mangold’un ellerine bıraktım ve ona güvendim, çünkü James; Joaquin Phoenix’i “Walk the Line”da yönetmişti ve müzikal biyografileri yönetmedeki deneyimi inanılmaz.
- Bob Dylan’ın özellikle Minnesota’daki hayatı hakkında yaptığınız araştırma hakkında biraz konuşabilir misiniz?
- Araştırmalarım bir noktada araştırma gibi hissettirmeyi bıraktı, bir saplantı haline geldi. Ve bir saplantı olarak da kalmaya devam ediyor. Bu işin sadece içinde olmak, sadece içinde yaşamak bir hediyeydi. COVID öncesi ve COVID’den sonrasını kapsayan bir dönemden bahsediyoruz. Bir role iki üç ay gibi bir sürede hazırlanmaya karşın benim hazırlanma sürecim çok daha uzun bir araştırma olarak nitelendirilebilir.😒