Ramazan sofrasında pilavın yeri başkadır. Eskiden imarethanelerde ve tekkelerde olsun pirinç pilavı çıkmayan öğün neredeyse olmazmış. Hatta bulgur pilavının daha yaygın olduğu vilayetlerde dahi imarethanelerde pirinç pilavı olmasına özen gösterilir, böylece daha kıymetli olan pirinç ile imparatorluğun başkenti olan İstanbul mutfağı tüm Osmanlı coğrafyasında yansımasını bulurmuş. Ramazan ayında ise pek çok tekkede yapılan tekke pilavı tek başına koca bir öğün yerine geçecek kadar zengin olur, içinde eti, soğanı havucu ve türlü türlü çeşnileriyle başlı başına bir şölen olurmuş. Tekke pilavı diye ünlenen bu zengin pilav aslında bir nevi Özbek pilavı. Özbek pilavı günümüz Türk mutfağının Orta Asya’ya uzanan köklerinin bu topraklarda hala yaşayan bir temsilcisi. Bugün hala pek çok bölgede yapılıyor, özellikle de Ramazan’da sofralara zenginlik katıyor. İstanbul’da Üsküdar’daki Özbekler Tekkesi’nde geleneksel olarak her iftar yemeğinde mutlaka Özbek pilavı pişirilir. Gelenek olduğu üzere oruç tuz ile açılır ve geleneksel Özbek pilavı yenir. Özbek pilavı tadını pirinç ile pirlikte pişen et, soğan ve havuçtan alır. Yapılışı bölgelere göre farklılık gösterebilir. Genelde kuşbaşı et ile yapılmasına rağmen irice bıçak kıyma et ile yapıldığı da olur. Havuç içine iri rendelenebilir, çubuk çubuk doğranabilir veya verevine büyük kesilmiş dilimler halinde konabilir. Kimisi baharatı bol kullanır, kimis az tutar. Biraz tarçın her zaman çok yakışır.🤫