Seke seke çaydan geçer, Av-şar!
Hülya Avşar ile bir magazin muhabiri “Genç kız gibi sekiyorsunuz” sözü nedeniyle birbirine girdi. Bu polemikte her ikisinin de haklı ve haksız olduğu yönler var bence.
Köpeğini gezdirdiği sırada yanına gelen magazin muhabirinin “Maşallah, 18’lik genç kız gibi sekiyorsunuz” sözüne sinirlenen Hülya Avşar, “Senin gibi toy, soru sormayı bilmeyen muhabirlerle konuşmak istemiyorum. Sekmek ne demek ya!” diyerek tepkisini gösterdi. Bunun üzerine muhabir “Toy değilim. 10 senem doldu. Geçen sene de bana evlenme teklif etmiştiniz” cevabını verdi.
Samimiyetle laubalilik arasındaki farkın ortaya çıktığı yer, işte tam da burası. Bir gazetecinin ünlülerle iç içe ola ola artık kendini de ünlü zannetmeye başladığı o kafa karışıklığı hali bu. Avşar’a sadece yakın arkadaşlarının yapabileceği esprileri yapma hakkı görmeye başlıyor kendinde.
İyi ama bahsettiğimiz kişi de Hülya Avşar. Programına aldığı Ricky Martin’in poposunu avuçlayan bir kadından bahsediyoruz. Durdu durdu da “sekmek” lafı mı ağırına gitti?
Gündem olmak adına yapmayacağı iş, söylemeyeceği çıkış yok Avşar’ın. Yıllardır aynı. Buna muhabire evlenme teklif etmek de dahil. Yeter ki o pazar “Avşar kızııı evlenme teklif ettiiii!” diye magazin programına çıksın. Niçin mesela bir Türkan Şoray’ın başına asla gelmiyor bu laubalilik? Çünkü kendisi laubali değil.
◊ AVŞAR HAKLI ÇÜNKÜ:
Dönüyoruz en başa. O Hülya Avşar, sen gazetecisin. O yapar, ne isterse yapar, sen yayınlarsın. Kararı halk verir. Nokta. Çok meraklıysan bırak mikrofonunu, bırak kameranı, çık ünlüler arenasına. Şimdi bu olay üzerine konuşuyoruz ama sadece bu arkadaşımızı ilgilendiren bir şey değil, genel bir mesele bu.