185 yıldızlı restoran
Osaka’da yerel halkın eski bir sözü var: “En yakındaki şehir Kyoto’daki insanlar paralarını pahalı, ipek kimonolara harcar, Osaka’dakilerse sadece yemeğe.” Şefler arasındaysa şu söyleniyor: “Osaka’da bir şef olarak başarılı olursanız, her yerde başarılı olabilirsiniz.” Evet, şehrin mutfak mirası sokak yemekleriyle korunuyor. Ama aynı zamanda çok iyi restoranlar var. Şöyle bir örnek vereyim; Londra’da 85 yıldızlı restoran var, Paris’te 101. Osaka’nın da içinde olduğu Kansai bölgesindeyse 185... Lafın özü, Japonya seyahati planlıyor ve yeme-içmeye meraklıysanız Osaka’yı mutlaka rotanıza dahil edin.
Mini yemek sözlüğü
Hakozushi: Terbiye edilmiş pirinç ve deniz ürünleri kare bir kalıbın içine bastırılır, sonra çıkarılıp dilimlenir.
Hamo: Turnabalığı, yılanbalığı.
Kappo: Müşterilerin bir tezgâhta yemek yediği popüler restoran türü.
Kushikatsu: Pankoyla derin yağda kızartılmış et, deniz ürünleri ve sebzeler (üstte solda).
Matsutake: Çam mantarı.
Naniwa yasai: Bölgeye özgü yerel sebze çeşitleri.
Okonomiyaki: Üzerine et, kalamar, ahtapot, denizyosunu ve palamut talaşı eklenen, lahanalı hamurlu krep.
Ramen: Çin usulü buğday eriştesi.
Takoyaki: Hamur topları içinde ahtapot parçaları.
Udon: Buğday unlu erişte. Osaka udon’u Tokyo udon’una göre daha yumuşak ve daha hafif bir et suyunda servis ediliyor.
KISA KISA
Sofrada kadın emeği
Geçen hafta 8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle pek çok etkinlik gerçekleşti. En keyif aldıklarımın başında gelense Türkiye’nin ilk kadın şef yönetimindeki ocakbaşı olan Dafni’deki yemekti. Şef Yaren Çarpar’ın menüsünde Diyarbakırlı Hevsel markası başta olmak üzere sadece yerel kadın üreticilerin ürünlerini kullanması çok hoştu. Kadın emeğine bu tarz organizasyonlarla dikkat çekmek kıymetli. Gastronominin farklı kesimlerinden başarılı kadınların olduğu sofrada etkinliği düzenleyen Jumbo’nun pazarlama direktörü Selda Sakaroğlu Solak da vardı.
Solak gastronomi dahil her alanda daha fazla görünür olması için kadın emeğini destekleyen çalışmaları sürekli hale getireceklerini açıkladı.