Céline Sciamma’nın 2019 tarihli yapıtı ‘Alev Almış Bir Genç Kızın Portresi’nden (Portrait de la jeune fille en feu) hatırladığımız, daha sonra Cate Blanchett’lı ‘Tár’da karşımıza çıkan ve en son ‘Emmanuelle’de (2024) izlediğimiz Noémie Merlant, ikinci yönetmenlik adımı ‘Balkondaki Kadınlar’da (Les femmes au balcon) sert, kanlı bir #MeToo öyküsü anlatıyor. Konusunu özetlediğim yapım hem görsel açıdan hem de gezindiği duraklar itibariyle çarpıcı bir feminist manifesto niteliğinde. Senaryosunu Noémie Merlant’la birlikte Céline Sciamma ve Pauline Munier’nin kaleme aldığı ‘Balkondaki Kadınlar’, ana karakterlerinden yazar adayı Nicole’ün gözlemleri eşliğinde anlatılıyor. Genç kadın, arkadaşlarıyla birlikte uzaktan ilgi duyduğu Magnani’nin evine davet edildiğinde yüreği pır pır ediyor ama mekânı çektiği fotoğraflarla süslü genç adamın Ruby’ye tecavüz etmesinin ardından onun karşı koyması ve nihayetinde adamın ölümüyle birlikte düzenleri iyiden iyiye bozuluyor. Cesedi saklamak, yok etmek için verdikleri mücadele, rayından çıkmış hayatları, suçluluk duygusu ve bir yandan da Élise’in yapışık kocası Paul’ün yanlarına gelmesiyle birlikte yeni bir belanın ortaya çıkması, denklemi iyice karıştırıyor.
Like
Comment
Share