Hatırlar mısınız, yılın başında Adana Adliyesi’nde görevli genç savcı adayı Mithat Can Yalman, “Birkaç aydır koordinatör hakimin mobbing ve tehditlerine maruz kalıyorum” diyerek hayata veda etmişti.
Bu tür hikayeler iş dünyasında ne yazık ki sık sık karşımıza çıkıyor. Oysa iş, sadece bir maaş bordrosu değil. İş, insanın kimliğinin bir parçası. İş, bir insanın sabah gözünü açtığında hissettiği şeydir.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, işyerlerinde psikolojik tacizi önlemek için yeni bir genelge yayımladı. Devlet, artık bu konuyu daha sıkı takip edeceğini söylüyor. Güzel bir adım... Ama en önemli değişim, kağıtlarda değil, insanlarda başlamalı.
Patronlar, yöneticiler, çalışanlar… Hepimiz aynı gemideyiz. Bu gemiyi bir savaş alanına çevirdiğimizde, sonunda herkes kaybeder. Ama eğer bu gemiyi bir yuvaya dönüştürürsek, herkes kazanır.
O yüzden bazen en büyük devrim, basit bir “Günaydın” olabilir. Bazen birinin gözlerinin içine bakıp, “İyi misin?” diye sormak olabilir. Ve bazen de sadece, “Ben buradayım, seni anlıyorum” demek...