Bilmediğini biliyor mu?
Yapay zekânın çıktılarından emin olmak bilgi çağının en büyük handikaplarından biri. Halüsinasyon tabir edilen uydurma bilgiler, çoğunlukla yazılımı geliştirenlerin kritik bir tercihinden kaynaklanıyor. Üretken yapay zekâlar, ‘Bilmiyorum’ demek yerine bir sonuca ulaşmaya güdümlü oldukları için bazen sonuçları ‘bulabildiği kadar’ veya alakasız yerlerinden ilişkilendirerek bir yanıta ulaştığına karar verebiliyor. Şayet yapay zekâ kâr amacı güden bir kuruluşa aitse ‘her koşulda bir sonuç göstermesi ve kullanıcıyı yanıtsız bırakmamasına’ öncelik verilmiş olabilir. İşte bu yüzden yapay zekânın birkaç şirketin tekelinde değil, insanlığa açık kaynaklı olması büyük önem taşıyor.
Bir seçenek daha var ki; o da yapay zekânın insanın düşünme kabiliyetini destekleyecek biçimde geliştirilmesi. Araştırmacılar “Yapay zekâ araçları, kullanıcıların eleştirel düşünme becerilerine yardımcı olacak şekilde tasarlanabilir. Örneğin, argümanları analiz etme veya kesin kaynaklarla çapraz doğrulama yapma yetilerini teşvik edebilir” diye belirtiyorlar.