İlk kez 1925 yılında Dr. Samuel Orton; dinleme, konuşma, okuma ve yazmayı dilin çeşitli bileşenleri olarak düşünmüş ve bunlara ait gelişimsel sendromlar tanımlamıştı. Bu sendromları da; “gelişimsel okuyamama”, “gelişimsel kelime sağırlığı”, “özgül yazma güçlüğü” ve “okuma gecikmesi” olarak adlandırmıştı.
Öğrenme güçlüğü terimi ilk kez 1960’lı yıllarda kullanılmaya başlandı. Bu terim ile nörolojik, duygusal ya da davranışsal bozukluklardan kaynaklanan; konuşma, dil, okuma-yazma, aritmetik becerilerden bir ya da daha fazlasında gecikme veya bozulma olması ifade ediliyordu. Öğrenme bozuklukları; psikiyatrik bozuklukların tanı sınıflandırma sistemlerinde ilk olarak 1980’de, “özgün gelişimsel bozukluklar” kategorisinde sınıflandırıldı. Alt grupları ise; “gelişimsel okuma bozukluğu”, “gelişimsel aritmetik bozukluğu”, “gelişimsel dil bozukluğu”, “gelişimsel artikülasyon bozukluğu” ve “karma gelişimsel bozukluk” olarak tanımlandı. Sonrasında da aynı tanımlama, tanı sınıflandırma sistemlerinde güncellenerek, günümüze dek devam etti. Yani bugün de geçerliliğini, aynı ana hatlarla, korumayı sürdürüyor.