Sene 1955/Annesi Ayşe ve babası Sami Arıyak
BİÇİLMİŞ KAFTAN KONSERVATUVAR
İlkokul yıllarında önce bir yaz deneme için konservatuvara götürülüyor. Tarihi binada bir yanda piyano sesleri, bir yanda ısınma hareketi yapan balerinler… Kutluer, “Cennete girmiş gibi oldum!” diye anlatıyor: “Annem baktı çok mutluyum, beni imtihanlara soktu. Hakikaten konservatuvar benim için biçilmiş bir kaftan oldu. Bizim dönemimizde konservatuvar altın çağını yaşıyordu. Sonra yurtdışına gittiğimde okulumuzun değerini daha da iyi anladım. Düşünün Türk Beşleri’nden Ulvi Cemal Erkin hocamızdı. Meşhur Mithat Fenmen hocamızdı. İlk konserimi de onunla vermiştim. Okulun ağır bir programı vardı ama orayı büyülü bir dünya gibi gördüğümden bana hiç zor gelmedi. Keza dört sınıf atlayarak okulu 10 yılda bitirdim.”