Okullarda yapılan araştırmalarda, Özgül Öğrenme Güçlüğü’ nün yaygınlığı yüzde 1-30 arasında değişiyor. Genel olarak yaygınlıkla ilgili araştırmalarda; okuma bozukluğu yüzde 4, yazılı anlatım bozukluğu yüzde 4, matematik bozukluğu yüzde 1 olarak belirtiliyor. Sonuç olarak; farklı oranlara karşın, Özgül Öğrenme Güçlüğü’ nün yaygınlığı yaklaşık olarak yüzde 5-10 olarak kabul ediliyor. Cinsiyetler arası farklara bakıldığında; okuma bozukluğunun erkekerde, kızlara nazaran 2 kat daha sık görüldüğü anlaşılıyor.
Özgül Öğrenme Güçlüğü, kesin nedeni henüz açıklığa kavuşmamış bir bozukluk. Genetik-kalıtsal etmenler ve sinir sisteminin yapısal-işlevsel bozuklukları, üzerinde en fazla durulan nedensel etmenler. Yaygın olarak kabul edilen görüşe göre, Özgül Öğrenme Güçlüğü; çeşitli genetik ve çevresel etmenlerle belirlenen biyolojik nedenlere dayalı bir bozukluk.
Sonuç olarak, Özgül Öğrenme Güçlüğü’ nün genetik yatkınlığın rol oynadığı, beyinde bazı anatomik ve işlevsel farklılıklar sonucunda gelişen; bilgilerin işitsel ve görsel yollarla alınması, işlenmesi, kaydedilmesi ve bunun tekrar ifadeye dökülmesi aşamalarında meydana gelen bir gelişimsel bozukluk olduğu düşünülüyor. Bu gelişimsel sorunlar da; konuşma, okuma, yazma ya da matematik becerileri için gerekli olan bilişsel işlevlerin gelişmesinde gecikme ya da sapmaya neden oluyor.