Alaçatı’nın özüne dönmesi demek, doğal güzelliklerinin, tarihi dokusunun ve yerel kültürünün yeniden ön plana çıkması demek.
Burası, aynı zamanda Ege’nin ruhunu taşıyan sokakları, taş evleri, lezzetli otları ve kendine has atmosferiyle bir kültür hazinesi.
14. kez düzenlenecek Alaçatı Ot Festivali’nin bu yılki teması: “Toprak, Zaman ve Tat.”
Lal Denizli; “Yerel üreticilerimizi desteklemek, toprak kültürünü ve üretim kültürünü yaşatmaya çalışmak, doğru, iyileştirici, onarıcı tarımı beslemek ve büyütmek hedefiyle geleceğe daha da fazla miras aktarabilmeyi hedefliyoruz” diyor.
Bu yılın yöresel ürünü ise kaya koruğu...
İsmini duyanlar belki şaşırabilir.
Genelde soğuk mezelerde kullanılan bir ot ama bu yıl şefler onu bambaşka tariflerle yorumlayacak.
Bu festival, aynı zamanda bir bilinç oluşturmayı amaçlıyor.
Toprağı koruma bilinci...
Yerel üreticileri destekleme bilinci...
Yüzlerce yıl süregelen tarımsal üretimin sürdürülebilirliğini sağlama bilinci...
Lal Denizli’nin “öze dönüş” mottosu önemli.
Çünkü Alaçatı’nın turizmden vazgeçmesi mümkün değil ama onu doğru ve dengeli bir şekilde yönlendirmek mümkün.