Bu arada şu anektodu sizlerle paylaşmak isterim. Öcalan son dönemdeki görüşmelerinde Özal döneminde çözüm sürecine yaptığı çağrıları anlatırken; “Devletin ve PKK’nın içinde istemeyen güçler o zamanlarda buna izin vermediler. Ben de hazırlıksız ve acemiydim” mesajı verdi. Geçmişten farkı ortaya koyarken, Türkiye’nin son yıllarda terörü kaynağında yok etme stratejisindeki başarıyı, FETÖ’nün devletten temizlenmiş olmasını, bölgedeki gücünü, bu son süreci bizzat MHP’nin başlatmış olmasını da eklemek gerekiyor.
DEVLET AÇISINDAN...
- Devlet MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin çağrısıyla başlayan süreçte, Terörsüz Türkiye hedefini ortaya açık biçimde koydu.
- Bu hedefi ortaya koyarken, silah bırakma ve lağvetme dışında bir seçenek olmadığını da net biçimde söyledi.
- “Silahı bırakanla barışır, silahı bırakmayanla savaşırız” mesajı masaya konuldu.
- Bir yandan da örgüte onurlu bir çıkış imkanı sağlanıyor. Yani “silahı bırak, onurla yaşa” deniliyor.
SÜREÇ NASIL İLERLEYECEK?
Şimdi bu çağrının ardından sürecin nasıl işlemesi gerektiğine de bakalım:
Bu süreçte beklenti net. Öcalan’ın çağrısının ardından KCK’nın kongreyi toplaması, silahları bırakma ve kendini lağvetme kararını alması isteniyor. Bunun 2 en fazla 3 aylık bir süreç alacağı tahmin ediliyor.
- Kilit nokta bu. Yani bu adım atıldıktan sonra örgüt silah bırakıp, kendini lağvettikten sonra demokratik adımların atılması gündeme alınacak. Bir anlamda süreç ilerleyecek.
- Bu bölümde ilgili ülkelerde kurulacak silah bırakma mekanizmaları önem taşıyacak. Silahların kayıt altına alınması, menşei gibi teknik süreçler işleyecek.
- Yabancıların ülkelerden çıkması, siyaset yapacakların ilgili ülkelerdeki sürece dahil olmaları, üst düzey KCK üyelerinin üçüncü ülkelere gidişi gibi süreçlerin de yaşanması bekleniyor.😋