Sudan’da bir kase çorba ile karnını doyurmaya çalışan bir insanın hayatının ABD Başkanı Donald Trump ve sağ kolu Elon Musk için hiçbir değeri yoktur.
Keza, Musk’ın USAID örgütünün merkezine “infaz memurları” olarak soktuğu, büyük bir şımarıklık ve zafer sarhoşluğu içinde kurumu parçalayıp işlevsiz hale getirmekte olan, çoğu henüz 20’li yaşların ilk yarısındaki mühendis gençler için de hiçbir değeri yoktur.
Trump’ın 20 Ocak’ta göreve başladıktan sonra ABD’deki devlet dairelerini verimli çalıştırmak üzere geniş yetki verdiği dünyanın en zengin insanı işadamı Elon Musk’ın mesaisine en sert giriştiği kurumlardan biri USAID olmuştur.
Bu kuruluş, ABD’nin sivil amaçlı dış yardım programlarının yürütülmesinden sorumludur. Her yıl dünyanın dört bir tarafında milyarca dolar tutarında insani yardım dağıtıyor; ağırlıklı olarak sağlık, eğitim, açlıkla mücadele gibi alanlarda yoğunlaşıyor.
ABD’nin BM’nin muhtelif yardım kurumlarını fonlaması da USAID aracılığıyla yürüyor. Aynı zamanda küresel ölçekte yaşanan doğal afetlerde devreye sokulan ABD fonlarının dağıtımı da yine USAID üzerinden geçiyor.
USAID, 1961 Yılında Demokrat Başkan John F. Kennedy tarafından kurulmuştur. Kennedy, USAID için vizyonunda, bu kuruma ABD’nin küresel ölçekteki imajını, etkisini güçlendirmek ve dünyada özgürlükleri savunmak hedefleri açısından hayati bir rol biçmişti.
Evet, zaman zaman ABD devletinin çıkarlarını desteklemek amacıyla kurulduğu eleştirileri yapılsa da, son tahlilde dünyanın dört bir tarafında insanlara yardımcı olan, onların hayatlarına dokunan kritik bir işlev gördü geçen 63 yıl içinde bu kuruluş.
şte Trump-Musk ikilisi, bu çabaya açıktan saldırmıştır.
Musk’ın şirketlerinde çalışan mühendisler arasından seçtiği bir grup, başkent Washington D.C.’deki USAID merkezine girerek buradaki ödeme sisteminin kontrolünü ele geçirip programlara para transferini bloke etmiştir. USAID’nin imzalamış olduğu kontratların büyük bir bölümü iptal edilmiştir. Birçok personele işten çıkarıldığı tebliğ edilirken, yurtdışındaki personelin çoğu merkeze çağrılmıştır.
New York Times’da dün çıkan habere bakılırsa, yaklaşık bir haftadır personelin kuruma girişlerine bile izin verilmemektedir. Toplam 10 bin personeli olan USAID’nin 611 gibi çekirdek bir kadroya indirilerek küçültülmesine ilişkin bir plan üzerinde çalışıldığı anlaşılıyor.