Yaratıcı zıtlıklar.
Kuralsızlığını daha önce Allison Bornstein’in “the wrong shoe theory”siyle ayakkabılar üzerinden ilan eden, koşu pantolonları ve taytlarla yüksek topuklu ayakkabıların giyilebileceğini söyleyen moda, şimdi de özgürlüğünü ceketler aracılığıyla anlatıyor ve yarattığı stil karşıtlığıyla çarpıcı ve dikkat çekici görünümlere imza atıyor.
Özellikle pandemi sonrası gündeme gelen ve hâlâ devam eden
“Athleisure” akımında sportif ve şık parçalar, günlük kıyafetler ve zamansız ürünlerle el ele veriyor.
“Punk couture”le isminden söz ettiren Vivienne Westwood ve payetli ceketlerin altına sweatshirt öneren Marc Jacobs da öne çıkardıkları zıtlıklarla yaratıcılığın sınırlarını zorladı ve karşıtlıkların ufuk açtığını gösterdiler.
Dolabımızın önünde nasıl “uyumlu” bir kombin oluşturabileceğimizi düşünmeye vakit bulamadığımız bu hızlı hayatta “wrong jacket” teorisi imdadımıza yetişiyor, dolabımızdan rastgele alıp üzerimize çektiğimiz bir ceketle de pekala moda arenasında arzı endam edebileceğimizi kanıtlıyor. Üstelik zaman kazandırıyor
O zaman sadece siz öyle hissettiğiniz için, neyi, nasıl ve neyle birlikte kullanmak istiyorsanız öyle giyinin ve özgün stilinizi yaratın!