‘Muhteşem Lillian Hall’ ana gövdesini hafıza kaybının yarattığı yıkıntılar arasında tutunacak dallar arayan ana karakterinin yüzleşmeye çalıştığı korkular, geçmişi, şimdiki zamanı ve mesleğe olan tutkusu üzerine inşa ediyor. Bu doğrultuda ben özellikle yaşadığı soruna ilişkin teşhis için gittiği doktorda yaşadıklarını aktaran bölümü çok beğendim. Dr. DeMayo’yla birlikte Hall’un kariyeri, geçmişteki canlandırdığı roller üzerinden göndermeler ve nihayetinde nasıl bir belayla karşı karşıya olduğunun kendisine açıklanması safhalarını izliyoruz... Bu bölüm enfesti bence. Keza yaşadığı sorunu kızına aktarmayıp dertlerini sırdaşı Edith’le paylaşmasına Margaret’ın tepki gösterdiği hastane sahneleri de derin ve sarsıcı anlarla doluydu. Ben bir de filmin akışı içinde Lillian’ın seslendirdiği “Sanat hayatın sınırlarını aşar mı” repliğini çok beğendim.🤨