Haftaya aldatılmış ve terk edilmiş iki erkeğin yıllar sonra o olaya verdikleri tepkiyle başladık. Bunlardan ilki, “Pembe Masa”nın konuğu olan Coşkun Sabah.
Hülya Avşar’ın güzelliği sorulunca “O Konulara Girmeyelim” şarkısını söyleyerek konuyu geçiştirdi.
Hikâye şöyle:
Coşkun Sabah’ın en parlak olduğu dönemler... Hülya Avşar’la birlikteler.
Coşkun askere gidiyor, Hülya koştur koştur dönemin bir başka yıldızı Tanju Çolak’la birlikte oluyor.
Coşkun bunu askerde öğreniyor. Dönünce de arayıp yüzleşme falan yapmıyor.
Hülya Avşar’ın yaptığı hukuken suç değil elbette. Ama vicdan mahkemesinde “müebbet hapis” bence. Askerde ve hapisteki erkeğin eli kolu bağlıdır.
Hadi hapsi de geçtim, orada kendi düşen ağlamaz durumu var ama askerlik öyle mi? Çok büyük çaresizlik, çok ağır bir durum.
İkinci adamımız Yalın.
Bazı şarkılarının bazı özel isimlere yazıldığı öteden beri söylenir durur.
Mesela “Her Şey Sensin” ise Tuba Ünsal’a yakıştırılır.
Geçen akşam Volkswagen Arena’da konser verirken çıkış şarkısı “Zalim-Ellerine Sağlık” hakkında bir açıklama yaptı Yalın.
Yine bir ayrılık üzerine yazıldığı belli olan şarkı için, “Sevgiliye zalim diyecek bir adam değilim ben. Yani deyivermişim zamanında. Yaş biraz kemale erince, büyüyünce insan unutuyor...”
Yalın’ın yaşadıkları kötü de olsa verimli.
Hiç olmazsa söz olmuş, beste olmuş, şarkıya dönüşmüş, yine kendine dönmüş.
Yani teselli ikramiyesi var bir anlamda.
Peki şarkı-türkü yapamayan biz diğer faniler ne yapacağız?